PROF DR METIN OZATA
GIZLI SEKER DIABET METABOLIZMA ENDOKRIN UZMANI
Ana Sayfa      GUATR

GUATR

Prof Dr Metin Özata

GUATR
Tiroid bezi boynumuzun ön tarafında bulunan kelebek şeklinde bir iç salgı organımızdır. Tiroid bezi büyümelerine guatr adı verilir. Ancak guatr denilen bu büyuüme düz bir şekilde olursa buna basit guatr denirken içinde nodül denilen yumrular olursa buna noduler guatr adı verilmektedir. Burada önemli olan nodullerdir çünkü bunların % 5'inde kanser vardır. Nodul varsa da mutlaka biyopsi yapmak gerekir.

Guatr oluşmasının başlıca nedenleri ailesel yani genetik nedenler, iyod eksikliği, sigara, selenyum eksikliği, tiroid iltihapları olabilir. Bunların araştırılması için Endokrinoloji uzmanına başvurmak gerekir.

Guatr tetkikleri için TSH, ST3, ST4, anti-TPO ve anti-tiroglobulin testler ve Tiroid ultasonu yapılabilir. Nodül varsa iğne aspirasyon biyopsisi yapılır. Nodül varsa tiroid sintigrafisi yapılabilir.

TSH 3 den yüksekse tiroid bezi az çalışıyor demektir. Buna hipotiroidi denir. En sık nedeni Hashimoto hastalığıdır. Prof Hashimoto tarafından keşfedildiği için bu isim verilmiştir. Tedavisi vardır. Hashimoto hastalığında kanda antikorlar yani anti-TPO ve anti-Tiroglobulin artar. İyotsuz tuz yenmelidir. Kanda selenyum düzeyine bakılabilir. Düşükse selenyum alınabilir.


Guatr tedavisinde eger bez az çalışıyorsa levotiroksin denen ilaçlardan kullanılabilir.

Karalahana yemek guatr yapmaz.
Tiroid hastalıkları ülkemizde ve dünyada en fazla görülen hormon hastalıklarıdır. Guatr dediğimiz tiroid bezinin büyümesi durumu ülkemizde her 100 kişiden 30’unda görülürken bazı bölgelerimizde bu oran %50’lere çıkmaktadır. Tiroid bezindeki nodül dediğimiz oluşumlar veya ‘nodüler guatr’ ise tiroid ultrasonu yapıldığında neredeyse toplumdaki her 100 kişiden 50 veya 60’ında saptanmaktadır. Tiroid bezinin az çalışmasına hipotiroidizm, çok çalışmasına hipertiroidizm adı verilir. Hipotiroidizm doğuştan olabildiği gibi ileri yaşlarda özellikle menopozdan sonra ve doğumlardan sonra artar. Kilo veremeyen kişilerde mutlaka tiroid azlığı araştırılmalıdır. Bu nedenle ülkemizdeki her 2-3 kişiden birisinde yaşamının bir döneminde tiroid hastalığı ortaya çıkmakta ve yaş ilerledikçe de sıklığı artmaktadır.
Tiroid hastalıkları özellikle kadınlarda daha sıktır ve erkeklere göre 8-10 kat daha fazla görülür. Bu nedenle kadınlar tiroid hastalıkları konusunda daha uyanık olmak zorundadır. Adet düzensizliği olan, gebe kalamayan (kısırlık sorunu olan), menopoz döneminde ve özellikle 50 yaşın üzerindeki kadınlarda tiroid hastalığı çok sık görülür. Elli yaşın üzerindeki her 5 kadından birinde tiroid bezi yetmezliği vardır ve çoğu bu hastalığın farkında değildir. Gebelik döneminde tiroid yetmezliği olan bir kadın tedavi olmazsa çocuğunda zeka geriliğinin ortaya çıkma olasılığı yüksektir. Diğer önemli bir konu ise doğan her 4000 bebekten birisinde tiroid hormon eksikliği olması ve tedavi edilmez ise zeka geriliği ve başka sakatlıklara neden olmasıdır. Bu nedenle yeni doğan bebeklerde, kısırlık sorunu olan kadınlarda, tüp bebek yaptıracaklarda, gebe kalan her kadında ve 50 yaşın üzerindeki bayanlarda tiroid hormon ölçümünün yapılması gerekir.
Tiroid hastalıklarının önemli özelliklerinden birisi ailesel olmasıdır. Ailenizden birisinde tiroid hastalığı varsa sizde de olma olasılığı yüksektir. Bu nedenle ailesinde tiroid hastalığı olan kişiler bu hastalık konusunda uyanık olmak zorundadır. Tiroid hastalıklarının erken teşhis ve tedavisi vücudunuzda oluşacak hasarların önlenmesini sağlar.

MULTİNODULER GUATR NEDİR?

Tiroid bezinde birden fazla nodül olmasına tıp dilinde multinodüler guatr denir. ‘’Multi’’ kelimesi çok anlamına gelmektedir. Tiroid bezinde birden fazla nodülün olduğu multinodüler guatr özellikle iyot yetmezliği olan bölgelerde ve genellikle ileri yaştaki kişilerde saptanır. Bu hastalarda da nodüllerin sıcak mı soğuk mu olduğunu anlamak için tiroid sintigrafisi yapılabilir. Bazen nodüllerin hepsi soğuk nodül olabildiği gibi biri sıcak diğerleri soğuk olabilir. T3, T4 ve TSH hormonları yapılarak hormonlar kontrol edilir.
Tiroid bezinde birden fazla nodülü olan kişilerde tiroid hormonları normal ve nodüllerin çapı küçükse bu hastaların çoğunda herhangi bir şikayet olmaz. Eskiden içerisinde nodül olmayan bir guatrda yıllar geçtikçe yeni nodüller ortaya çıkar ve multinodüler guatr gelişebilir.

Tiroid bezinde tek nodülü olan hastalar gibi, bezde birden fazla nodülü olan hastalarda da nodüllerden mutlaka iğne biyopsisi yapılmalıdır. Nodülü çok olan bu hastalarda da kanser oranı tek nodülde olduğu gibi % 5 civarındadır. Tiroid bezindeki tüm nodüllerden biyopsi yapılmaya çalışılır. Biyopside kanser şüphesi veya kanser çıkarsa hemen ameliyat yapılır. Biyopsi iyi huylu ise takip edilebilir.

Bu hastaların bir kısmında tiroid hormonları normaldir. İyotlu tuz yerlerse nodüller aşırı hormon salgılamaya başlayabilir; bu nedenle iyotsuz tuz yemelidirler. Hormonları normal olan hastalar 4-6 ayda bir tiroid hormonları ve tiroid ultrasonu yapılarak takip edilir.
Bezinde birden fazla nodülü olan kişilerin çoğunda Levotiroksin ilacıyla yapılan tedavi kanda tiroid hormonlarının artmasına neden olabildiği için pek tercih edilmese de, genç, küçük guatrı olan ve TSH hormonu normal seviyede olan hastalarda bir süre Levotiroksinilacıyla tedavi yapılabilir. Nodüllerin çapı küçük (2.5 cm’den küçük) ise genellikle ilaç vermeden 4-6 ay aralarla takip yapılır. Bu takiplerde nodüller büyürse ameliyat edilir. Eğer hastanın TSH hormonu düşük ise (0.1’den küçük) Levotiroksin ilacı verilmez, çünkü zararlı olur. Bu nedenle ameliyat tercih edilen tedavi şeklidir.

Multinodüler guatrlı hastalarda TSH hormonu düşük seyrediyorsa, yani bez fazla çalışıyorsa Propiltiourasil veya Metimazol gibi tiroid hormon yapımını engelleyen ilaçlar verilir ve daha sonra ameliyat yapılır.

Bazen bu hastalarda tiroid hormonları yüksek yani tiroid bezi aşırı çalışıyor olabilir. O zaman Propiltiourasil veya Metimazol gibi ilaçlarla hormonlar normale getirilir ve arkasından radyoaktif iyot tedavisi veya ameliyat yapılır.

Sıcak Nodüller Nasıl Tedavi edilir:

Sıcak nodüllerde de mutlaka biyopsi yapılmalıdır. Bazı merkezlerde sıcak nodüllerden biyopsi yapılmadığına şahit olmaktayız. Sıcak nodüllerde kanser oranı az olsa bile olmayacak anlamına gelmez. Bu nedenle daha önce de belirttiğimiz gibi nodül sıcak da olsa soğuk da olsa mutlaka biyopsi yapılmalıdır.
Sıcak bir nodül 2.5-3 cm’den küçük ve tiroid hormonları normal ise herhangi bir ilaç veya tedavi yapılmadan sadece belirli aralıklarla takip edilir. Takipten maksat belirli aralıklarla tiroid hormonları ve tiroid ultrasonu yapılmasıdır. Takip sırasında hormonlar yükselirse radyoaktif iyot tedavisi yapılır veya ilaçlarla hormonlar normale getirilip ameliyat edilir.
Sıcak nodüllerin % 20-30’unda, özellikle de çapı 2.5-3 cm’den büyük olanlarda, ileride aşırı tiroid hormon salgılanması yani hipertiroidi hastalığı gelişme ihtimali yüksektir. Bu nedenle çapı 2.5 cm’den büyük sıcak nodüller aşırı hormon salgılamasa bile radyoaktif iyot tedavisi veya ameliyat ile tedavi edilmelidir.
Sıcak nodüllerde tiroid hormon ilacı ( Levotiroksin) ile tedavi yapılamaz. Bu hastalarda tiroid hormon ilacı alınırsa kandaki tiroid hormonları artar ve nodül çok çalışmaya başlar.
Sıcak nodülü olan bir kişi yaşlı veya kalp hastalığı varsa hormonları normal olsa bile radyoaktif iyot tedavisi yapılır. Çünkü sıcak nodül herhangi bir anda aşırı tiroid hormonu salgılamaya başlayarak kalp hastalığını kötüleştirebilir.
Yaşlı ve TSH hormonu kanlarında düşük olan yani başlangıç halinde tiroid bezi fazla çalışması (hipertiroidi) olan hastalarda ise Propiltiourasil veya Metimazol gibi ilaçlar verilir ve arkasından radyoaktif iyot ile tedavi yapılır.