|
DIABET
Prof Dr Metin Özata
Vücudumuz kendisi için gerekli olan enerjiyi yediğimiz gıdalardan elde eder. Yemek yedikten sonra gıdalar bağırsaklarda parçalanarak ufak şeker parçalarına dönüşür ve daha sonra bağırsaktan emilerek kan akımı yoluyla vücudumuza dağılır. Enerji sağlanması için kan şekerinin özellikle kas, karaciğer, yağ ve beyin gibi dokular olmak üzere tüm organların hücrelerine girmesi gerekir. Kanda bulunan şekerin hücrelere girmesi pankreas bezinden salgılanan insülin hormonu sayesinde olur. İnsülin hormonu kanda yoksa veya olduğu halde hücrelerce emilemiyor ve etki gösteremiyorsa kandaki şeker hücreye giremediğinden birikir ve şeker yükselmeye başlar. İşte kan şekerinin sabah aç karna yapılan ölçümde 126 mg/dl yi geçmesi durumuna şeker hastalığı diyoruz.
Tip 1 diyabete insüline bağımlı diyabet ismi de verilir.
Genellikle zayıf, kilo kaybı olan, aşırı susama ve çok idrara gitme
şikayeti olan kişilerde saptanır. İdrarlarında keton denen bir madde
teşhis sırasında bulunabilir. Ketoasidoz komasından ve ölümden korunmak
için insülin tedavisi olmak zorundadırlar. Hastalığın erken döneminde
pankreastaki beta hücrelerinin yıkımını gösteren adacık
hücre antikoru (ICA), insüline karşı antikorlar (IAA) ve glutamik asid
dekarboksilaza karşı antikorlar (GAD) kanda yüksek olarak bulunur.
a) Tip 1 Diyabet Kimlerde Görülür
Tip 1 diyabet her 300 çocuktan 1’inde görülür. Tek yumurta ikizlerinden
birisinde varsa diğerinde gelişme riski %50’dir. Tip 1 diyabetli çocuğun
babasında %6, annesinde %2, kardeşlerinde %5 ve birinci derece
akrabalarında %20 oranında diyabet gelişme riski vardır. Riskteki
kişileri önceden anlamak için kanda antikor hormonu veya doku tiplemesi
(HLA) yapılabilir. Ancak bunlar pahalı testlerdir.
Tip 1 diyabetli bir annenin diyabetli bir çocuğa sahip olma olasılığı
1/20 dir. Tip 1 diyabet pankreas bezindeki beta hücrelerinin bağışıklık
sistemi tarafından yıkılması ile oluşur. Vücut genetik bir eğilim sonucu
pankreastaki beta hücrelerini yabancı bir doku olarak algılar ve onu
yok etmeye çalışır. İşte bu amaçla insülin antikoru, adacık antikoru ve
GAD antikoru denen antikorlar vücut tarafından yapılır. Bu antikorlar
pankreas bezinin beta hücrelerine yapışarak orada bir iltihap meydana
getirir ve beta hücreleri tahrip olur. İnsülin hormonu salgılayan beta
hücreleri yok olunca insülin vücutta azalır ve yok olur. Bu yüzden tip 1
diyabetli hastaların kanlarında insülin hormonu yoktur. Sonuçta insülin
eksikliği nedeniyle kandaki şeker hücrelere giremediğinden kanda
birikir ve şeker hastalığı ortaya çıkar. Tip 1 şeker hastalığının ortaya
çıkmasında oksijen yakım yan ürünü olan oksijen radikalleri ile
gıdalarla alınan serbest radikaller de etkili olabilir.
Sosis, salam, sucuk , soda ve suda bulunan nitrat vücutta serbest
radikalleri arttırarak beta hücrelerinin tahrip olmasına neden olarak
tip 1 şeker hastalığının ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir.
İnek sütünün erken dönemde içilmesi de bebeklerde beta hücre harabiyeti
yaratabilmektedir.
Bazı virüsler beta hücre harabiyeti yaparak şeker hastalığına neden
olabilmektedir.
D vitamini eksikliği de tip 1 şeker hastalığı gelişimine katkıda
bulunabilmektedir.
Tip 1 diyabet şişman çocuklarda görülebilir. Şişman çocuklardaki insülin
direnci pankreasdaki beta hücrelerini strese sokar ve tip 1 şeker
hastalığı görülebilir.
Tip 1 diyabet daha çok çocukluk çağında görülürse de otoimmün tip
denilen bir tipi her yaşta görülebilir.
b) Tip 1 Diyabetli Hastalarda Sık Görülen Diğer Hastalıklar
Tip 1 diyabetli çocuk veya hastalarda sık görülen diğer hastalıklar
aşağıda verilmiştir ve bu hastalıklar yönünden tarama yapılmalıdır.
Sık görülen hastalıklar:
Çölyak hastalığı: Bağırsak hastalığıdır
Graves hastalığı: Tiroit bezinin çok çalışması
Hipotiroidi: Tiroit bezinin az çalışması
Addison Hastalığı: Böbreküstü bezinin az çalışması-Kortizol hormon
azlığı
Pernisiyöz anemi: B12 vitamini eksikliğine bağlı kansızlık
c) Çocuklarda Tip 1 Şeker Hastalığını Önlemek İçin Neler Yapılabilir?
1.Bebeğin anne sütü ile beslenmesi çok önemlidir. İnek sütünü bebeğe ilk
6 ay vermemelidir.
2.Sağlıklı beslenmenin sağlanması
Allerji yapan buğday, patates, portakal suyu ve yumurta gibi gıdalar
bebeğe biraz daha geç başlanmalı.
3.Salam, sosis, sucuk, janbon yedirilmemeli
4.Temiz su içilmeli. İçinde nitrat olan maden suyu veya su içilmemeli
5.Kilo varsa verilmeli
6.D vitamini eksikliği varsa giderilmeli
7.Kanda mağnezyum, çinko ve kalsiyum eksikliği yapmayacak bir beslenme
yapılmalıdır.
d) Tip 1 Diyabetin Tedavisi
İlk teşhis konulduğunda tip 1 diyabetli çocuk veya gençler hastaneye
yatırılarak insülin tedavisine başlanır ve insülin yapılması öğretilir.
Çocuğunda şeker hastalığı olan anne ve baba ilk önce bir panik
içindedir. Bu nedenle anne ve babanın da hastalık konusunda bilgilenmesi
gerekir. İnsülin tedavisi genellikle günde iki kez orta etkili ve kısa
etkili insülinin karışımı şeklinde olur. Günlük uygulanacak toplam
insülin dozunun üçte ikisi sabah kahvaltı öncesi geri kalanı akşam
yemeği öncesi yapılır. Akşam ve sabah açlık kan şekeri düzeyleri takip
edilerek insülin dozları ayarlanır. Ayrıca uzun etkili bir insülin ve
birlikte her yemek öncesi kısa etkili bir insülin enjeksiyonu da
yapılabilir. Bazı hastalarda gerekirse insülin pompası takılabilir.
Tedavinizi doktorunuz ayarlayacaktır.
e) Balayı Dönemi Nedir?
İnsülin tedavisine başlanan tip 1 diyabetli hastalarda bir süre sonra
insülin ihtiyacı azalır ve insülin gerekmeyecek hale gelir. Bu
hastalarda pankreas bezinde çok az miktarda insülin salgılayan beta
hücresinin kalması nedeniyle bu tablo oluşmaktadır. İşte insülin
ihtiyacının ortadan kalktığı bu döneme balayı dönemi denir. Bu dönem 1
ay ile 1 yıl arasında olabilir. Daha sonra tekrar kan şekeri yükselmeye
başlar ve insülin tedavisine geçilir. Balayı döneminde de kan şeker
ölçümleri sürekli olarak takip edilmelidir.
|